trabzon.org

Ekim 28, 2006

“Ocak” adlı oyun perdelerini seyirciye açtı

Kategori: Kültür, Sanat — Pedaliza @ 3:06 am

Trabzon Devlet Tiyatrosu Sezona “Ocak” sıcaklığında başladı
Sezonun kapanmasıyla neredeyse hiç haber alınamayan Trabzon DT bu yıl repertuarına aldığı “Ocak” Adlı oyun ile perdelerini seyircilerine açtı.

Peki arşivinde binlerce tekst bulunduran devlet tiyatrosunda Trabzon DT neden 1956 ‘da yazılmış bir oyunu seçip oynadı?
Trabzon DT bu sene repertuarını geçen sene olduğu gibi bir tiyatronun sorumluluğu gereği sanatsal içeriği,niteliği ve özellikle kültürel ve toplumsal erezyonu işaret eden oynları öncelik edinmiştir. “Ocak” tam bu noktada neredeyse yok olmaya yaklaşmış Türk aile prototipini sıcaklığı samimiyeti ve kulağımızı hafifçe burkarak hatırlattığı unutmamamız gereken değerleri canlı performans ile göstermektedir. Turgut Özakman’ın kaleminin gücü ve dilimizi kullanışındaki samimiyet pürüssüzlük ve tabi oyunun sözüde oyunun seçilmesinde büyük etken olmuştur.
Mehmet Akif Ersoy ,İstiklal marşımızda “Sönmeden önce yurdumun üstünde en son Ocak” diyordu. Burada adı geçen ocak, tabiki ailedir.Tarihte bir çok Ocak yorumuna rastlanır Hz.Ali soylu din ekolü sahiplerinin oluşturduğu topluluğa Ocak denirdi.Eski Türklerde Şaman’ın yaşadığı eve Ocak denirdi.Sonra Yeniçeriler inanışları gereği kışlalarını Ocak diye andılar.Görüldüğü üzre Ocak daha çok mistizm ve eğitim sistematiği verilen yerlere denmişken.İstiklal Marşımızda Aile olarak karşımıza çıkmakta.Çünkü insan tüm bu eğitimlerini aile ocağında alır.Kültürü,dini,alışkanlıkları,gelenk ve görenekleri,milli ve hamasi özellikleri,dünyaya bakışını ilk aldığı yani kişinin demirinin tavında dövüldüğü yer “Ocak”tır.
Buradan yola çıkarak bu ismin özellikle tercih edildiğini anlayabiliriz.Peki neydi bu düşünceyi besleyen?
Adalet Parti döneminde Türkiye artık her mahallesinden zenginler çıkartma vaadleri ile kanmış,marshall yardımlarıyla besletilmiş,uçak fabrikası daha ucuz uçak vaadiyle kapatılmış, Mustafa Kemal’ in başlattığı
Sanayi devrimi bir anda durdurulmuş ,topluma başka bir sıvı zerk edilmeye başlamıştı.İşte tam bu sıralarda yazıldı “Ocak” !
Oyundaki aile dönemin yeni vaadlerinin tam ortasında yok olmak ile var olmak arasında durmakta.Baba hayalleri ve yeni projeleriyle bir anda zengin olma hayali kurarken.Küçük oğlan ailesinin fakirliğinden utanıp mahalledeki çocuklara paşa masalları anlatmaktadır.Anne evin tam merkezinde ,ortanca oğlu fazıl ile fırtınanın tam ortasında aileyi bir arada tutmak ve korumak için savaşmaktadırlar.Dönemin romantizminde yaşayan aksak kızları ise sahte beyaz prense aşık olmuş ve onunla olmak için evden gizlice kaçmaktadır.Evin büyük oğlu ise çalışmanın faydasızlığı üzerine safsatalar uydurup tamda dönemin sanatçısı gibi zevki sefanın peşine düşüp gerçeklerdense hayalleri tercih etmiştir.Evde yaşamakta olan Büyükanne artık hiç birşey hatırlıyamaz olmuş yada geçmişini beğenmediği için kendine yeni bir hayat hikayesi yazmış bunu evdekilere anlatmaktadır.Aile büyük güçlükler içine düşer babanın ve büyük oğlanın hayalciliği,kızın kaçışı,küçük oğlanın hayalciliğe özentisi ve büyükannenin evde sadece zahmet çıkartması ,fakirlik içinde Fazıl ve Anne tüm güçlerini sonuna kadar kullanırlar.Bazen kırılırlar ama pes etmez aile için savaşırlar.Sonunda aile ne kadar zorluk yaşasa yaşasın sonunda kırgınlıklar gider çocuklar ailenin çatısına omuz koyar ve aile yeniden birleşir güçlenir.Eskisinden de sağlam bir kale haline gelir.
Netice ; “Ocak” sönmez………..

Yorum Yok »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi. Geri İzleme URL'si

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

WordPress üzerine kurulmuştur.